Simyacı mı, Simyager mi?

Simyanın ne olduğunu yaklaşık sekiz yıl önce, Paulo Coelho’nun Simyacı adlı eseri sayesinde öğrenen biri olarak, ilk kez birkaç ay önce karşılaştığım simyager kelimesi bana bir garip gelmişti. Hatta ne yalan söyleyeyim, Türk Dil Kurumuna ait sözlüğü karıştırana dek bu kelimeyi çeviri gruplarının kendileri uydurmuş sanıyordum. Peki simyacı ve simyager kelimeleri arasında bir fark var mı? Fullmetal Alchemist’in Türkçe çevirisinde hangisini kullanmak daha doğru olur? Bu yazıda bu soruların cevabını bulmaya çalışacağız.

Kimyacı mı, Kimyager mi?

İsterseniz öncelikle simyayı bir kenara bırakıp anlam açısından daha hakim olduğumuz bir kelime olan kimyayı ele alalım. Türkçeci ve matematikçi gibi isimlendirmeler öğrenciler arasında yaygınca kullanıldığından olsa gerek, kimyacı deyince benim de aklıma ilk olarak herhangi bir öğretim kurumunda kimya dersi veren biri, yani bir kimya öğretmeni geliyor. Kimyager ise doğrudan bir bilim insanını, laboratuvar ortamını ve deney tüplerini çağrıştırıyor bana. Elbette yalnızca kendi fikrim yeterli değil; dolayısıyla aklıma gelen ilk kaynağa, Türk Dil Kurumunun sözlüğüne bakıyorum:

kimyacı:
a. 1. Kimya ile uğraşan kimse, kimyager. 2. Kimya öğretmeni.
Kimya bilim dalında uzmanlaşmış bilim adamı.
Osm. kimyager

kimyager:
a. (kimya:ger) Kimyacı.

TDK’nin bu konuda pek yardımcı olduğu söylenemez. Normal şartlar altında fazla güvenilir bir kaynak olmasa da, Vikipedi güzel bir tanımlama içeriyor:

Kimyager, üniversitelerin fen fakültelerinin Kimya lisans bölümlerinden mezun olan; organik kimya, anorganik kimya, analitik kimya, biyokimya, fizikokimya gibi kimya bilimi konularında ileri düzeyde eğitim alan kimya bilimcilerdir.

Ardından elimin altındaki bir başka kaynak olan Büyük Larousse ansiklopedisine başvuruyorum:

Kimyacı: Temel ya da uygulamalı kimya ile uğraşan kimse.

Kimyager: Daha çok kimya laboratuvarlarında çalışmak, laboratuvarlarda bilimsel araştırma yapmak ya da ortaöğretimde kimya öğretmeni olarak görevlendirilmek üzere üniversitede lisans düzeyinde kimya eğitimi gören kimse.

Gayet yerinde bir ayrım olmuş, ama hâlâ yeterli değil. Şanslıyız ki bu soru daha önce internet ortamında da tartışılmış. Özetlemek gerekirse hangi kelimenin kulağa daha hoş geldiği konusunda bir fikir ayrılığı yaşansa da, aşağı yukarı herkes iki kelimenin farklı anlamlar taşıdığını onaylamış. Bu tartışmanın bir örneğini Bilim.org forumlarında bulabilirsiniz.

Görünen o ki üniversitelerin kimya ve kimya mühendisliği bölümleri farklı eğitim verdikleri halde halk arasında nasıl sık sık karıştırılıp yanlış algılanıyorsa, bu bölümlerden mezun olanlar ve dolayısıyla kimyager ve kimyacı kelimeleri arasında da benzer bir fark ve de karışıklık var. Doğrudan doğruya bir “kimya bilimci”yi ifade eden kimyager kelimesi, fen fakültelerinin kimya bölümünden mezun olanlara verilen bir unvan. Kimyacı ise daha genel bir ifade ve kimyagerler, kimya öğretmenleri, kimya mühendisleri veya –zaman zaman yanlış da olsa– bir şekilde kimyayla uğraşan herkes için kullanılabiliyor.

Simya ve Ekler

Kimyayla ilgili biraz bilgi sahibi olduğumuza göre, şimdi öğrendiklerimizi simyaya aktarabiliriz. İki kelimenin yapısal açıdan birbirlerine benzemesi bir tesadüf değil, zira ikisi de Arapçadan geliyor. Ama bu durum bizi şu aşamada çok da fazla ilgilendirmiyor, zira önemli olan köklerin değil eklerin anlamı. Simyanın etimolojisine rentanjutsu’yla ilgili yazmayı planladığımız bir sonraki yazıda kısmetse detaylı olarak değineceğiz.

Sözlüğümüzü açıp eklerin tanımlarına bakıyoruz:

-cı: Yapım eki. Adlardan somut ve soyut anlamlı meslek adlarıyla bir öğretiye, bir düşünce ve sanat akımına bağlı olan anlamında ad ve sıfatlar türetilir: demirci (demir-ci), eğitimci (eğitim-ci), vb. Bu ekle türemiş sıfatların bir bölümü de huy ve alışkanlık belirtir: kavgacı, şakacı, yalancı, vb.

-ger: fars. sonek. (-ger). Adlara eklenerek, o işle uğraşanı, meslek edineni gösteren adlar türetir: ahenger (demirci), yağmager (yağmacı, talancı), zerger (kuyumcu) vb.

Görüldüğü üzere iki ekin de temel kullanım amacı aynı; bir ismi meslek edinen haline dönüştürüyorlar. Elbette ilk hedeflerimizden biri mümkün olduğunca Türkçe konuşmak, yazmak. Simyacı nereden bakarsanız bakın daha Türkçe bir kelime gibi duruyor, zira -cı eki Türkçe iken -ger eki Farsça kökenli. Ancak simya her halükarda büyük ünlü uyumuna uymadığı ve dolayısıyla da Türkçe bir kelime olmadığından bu konuda fazla endişe duymamıza gerek yok.

Simyacı:
a. Simya ile uğraşan kimse; simyager.

Simyager:
a. (ar. simiya ve fars. –ger’den, simiyager’den) Esk. Simyacı.

Anlamlar arasında net bir fark olmasa da, toplumsal düzeydeki algımızın bir sonucu olarak -ger eklendiği isme daha akademik, daha bilimsel bir hava katıyor. -cı, -ci ekini ise zihnimizde satış eylemiyle bağdaştırmak gibi kötü bir huyumuz var ne yazık ki.

Simya ve Bilim

Simyacı ve simyager kelimeleri arasında ufak da olsa bir ayrım yaptık. Peki FMA’da hangisini kullanmak daha mantıklı? Bu soruya cevap verebilmek için, öncelikle Amestris’teki renkinjutsushi’lerin tam olarak ne yaptıklarını incelememiz gerek.

Fullmetal Alchemist dünyasındaki simya, bizim dünyamızdaki simyanın birkaç yüzyıl önce sözdebilim (pseudoscience), ya da en iyimser ifadeyle önbilim (protoscience) statüsüne düşürülmeden önceki halini andırıyor. Gerçek bir bilim olarak kabul edilen simyanın temelinde, modern kimyadaki enerjinin korunumu yasasını (termodinamiğin birinci yasası) andıran eşdeğer değişim kanunu yer alıyor. Dönüşüm işlemi maddenin yapısını anlamak, onu parçalamak ve yeniden oluşturmak olmak üzere üç aşamadan meydana gelirken enerji, özel çemberler aracılığıyla istenilen biçimde yönlendirilebiliyor.

Amestris’te simya bir bilim olarak kabul edildiği için, simya ile uğraşan insanlar da birer bilim adamı olarak değerlendiriliyorlar. Simya öğrenmek için özel bir eğitim almak şart değil, fakat kendi başlarına bu alanda uzmanlaşmak isteyenlerin tabiri caizse kütüphanede yatıp kalkmaları (bkz. Elric kardeşler) ve çok sayıda deney gerçekleştirmeleri gerekiyor.

Son olarak Edward Elric’in üçüncü bölümdeki konuşmasından alıntı yapıyoruz:

“Simyacılar da birer bilim adamı, görüyorsun ya. Dolayısıyla biz yaratıcılara, tanrıya ya da benzerlerine inanmayız. Bu dünyayı yaratan ilkeleri açığa çıkartmak için çalışır ve gerçeklerin peşinde ilerleriz. Tanrıya ihtiyaç duymayan biz bilim adamlarının, bir anlamda ona en yakın varlıklar olmamız gerçekten ironik bir durum.”

Sonuç

Bu kadar yazıp da anca bu sonuca mı vardın diyebilirsiniz, ama kişisel görüşüm her iki kelimenin de yanlış olmadığı yönünde. Şimdiye kadar rastladığım çeviri grupları arasından beşi simyacı, ikisi simyager terimini kullanmayı tercih etmiş. Aynı konu DivxPlanet forumlarında tartışılmış, ancak orada da bir sonuca varılamamış. Gorath’ın da belirttiği üzere literatürde simyacı kelimesi daha çok kabul görmüş; hatta bildiğim kadarıyla isminde simyager kelimesi geçen bir Türkçe kitap yok. İçerisinde geçen Paris’te Nisan (Ursula K. Le Guin) ve Bedel (Kenneth Goddard) olmak üzere yalnızca iki esere rastladım, ama elbet başkaları da olsa gerek.

Simyanın bilimsel yönünü ele aldığımızda simyager, mümkün olduğunca Türkçe bir kelime kullanmak istediğimizdeyse simyacı daha doğru bir tercih gibi görünüyor. İşin kulağa hoş gelme yanıysa kişisel zevk ve alışkanlıklara göre değiştiğinden ancak son çare olarak değerlendirilmeli. Ouroboros Fansub olarak kesin kararımızı rentanjutsu için kullanacağımız karşılık ile birlikte vereceğiz. O zamana kadar bizi görüşlerinizden mahrum bırakmazsanız, vücuduna kavuşan bir Alphonse kadar seviniriz. (:

–Eren

Reklamlar

11 Responses to “Simyacı mı, Simyager mi?”


  1. 1 Isshin 12 Ağu 2009, 20:35

    Merhabalar,
    Simyacı-Simyager konusuna benim cevabım Simyacı olacak.
    Simyacı kulağa daha hoş geliyor, üstelik Türkçe.

    İngilizce kökenli olarak Alşimist de geçiyor, sorun olmazsa bu da yakışır diye düşünüyorum.

    FMA’ya isim konusunda önerim;
    SIRF METAL SİMYACI/ALŞİMİST

    Sırf’ta Arapça kökenli bir kelimeymiş fakat Full’ün yerini karşılayabileceğini sanıyorum.

    Kolay gelsin! ^_^!

  2. 2 Kotachi 15 Ağu 2009, 22:50

    Simyacı kulağa daha hoş geliyor(alışmışız sanırım) ama simyager deseniz de gönül koymayız herhalde…

    ** rentanjutsu’yu da Türkçe’ye nasıl çevireceksiniz merak ediyorum .DD **

  3. 3 monthius 16 Ağu 2009, 18:41

    Rentanjutsu’ya şimdiden karşılık aramaya başladık zaten. Bulduğumuzda blogdan duyururuz elbet yine. :)

  4. 4 Ayna-i Marzî 19 Ağu 2009, 23:50

    Simyagerdense simyacı benim de daha hoşuma gitti. “Tüm Metal Simyacı” (full tüm diye mi çevriliyor onu da bilmiyorum) “Tüm Metal Simyager”e göre daha bir dile oturuyor sanki :)

  5. 5 Funzoku_22 29 Ağu 2009, 14:22

    “Sırf MetalSimyacı” kulağa hoş gelmiyor. vaktiyle “Tüm Metal Simyacı” da kullanılmıştı ancak bence en iyisi serinin ismini İngilizce “FullMetal Alchemist”ten türkçeye çevirmek yerine Japonca “Hagane no Renkinjutsushi”den çevirip “Metal Simyacısı” veya “çelik Simyacısı” şeklinde kullanmak.

  6. 6 Funzoku_22 29 Ağu 2009, 14:35

    Japonca “ren” (Demir)dövmek, “kin” altın, “tan” ise karbon demektir. “Rentanjutsu” kelimesinin Türkçeye çevrilmesi imkânsızdır. En iyisi “Rentanjutsu” kelimesinin Türkçesi olarak gene “rentanjutsu”yu kullanmak. Bazıları bunu “Eczacılık” olarak çeviriyor ama bence tam karşılamıyor.
    Ya da şöyle yapılabilir, “kimya” Türkçe bir kelime değil orjinali arapça “Al Khimia” ki bu kelime simyanın ve alchemy’nin de orjinali. Öyleyse “Al Khimia” dan “kimya” ve “simya” kelimeleri türetilmişse “rentanjutsu” için de “Himya” veya “Elhimya” kelimesi türetilebilir. Ancak “Himya” daha iyi çünkü “Elhimya” fazla arabik duruyor bu kelimeyi uzak doğulular kullanacak.

  7. 7 gzsubs 30 Ağu 2009, 00:00

    Simyacı daha uygun edward’ın simyayı kullanım alanına göre. hatta “full metal alchemist”in isim çevirisi konusunda japonlar gibi ingilizce ile karışım yapıp “full metal simyacı” diyebiliriz. bu konu üzerinde uzun süredir düşünüyordum, en uygun isim bu bence.

  8. 8 Deddo 30 Ağu 2009, 00:46

    Çevrilebilecek (gerekirse kelime uydurulma yöntemi ile) hiçbir şeyin Japonca bırakılmayacağını tahmin ediyorum.

  9. 9 gzsubs 30 Ağu 2009, 00:57

    evet, hiçbir şeyi japonca bırakmamak en uygunu, bugün “bir geyşanın anıları” filmini seyrettim, “nee-san” “arigato” gibi bazı kelimeler japonca bırakılmış, anime seyreden biri olarak anlayabildim ama başkalarının anlaması mümkün değil. hele arigato her hece aynı sürede değil de, avokado der gibi arigaato şeklinde söylenmiş. bunu da sizinle paylaşmış olayım. ama “full metal simyacı” fikrimin arkasındayım, madem türkçede aynı havayı veren bir karşılık bulamıyoruz, insanlarımız hiç yoktan “full” kelimesinin ne manaya geldiğini bildiğine göre bu kullanım gerçekten iyi olur diyorum.

  10. 10 Deddo 30 Ağu 2009, 14:28

    Ama Hagane zaten metal demek. Animenin İngilizce’ye o şekilde adapte ediliş sebebi metal kelimesinin İngilice’de sıfat olmaması.


  1. 1 Ya “Simyacı” Ya “Simyager” | İTÜ OTAKU 12 Ağu 2009, 05:01 yazısı için Geri İzleme tarafından yapılan yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s





%d blogcu bunu beğendi: